Genç Musalli Websitemize Hoş Geldiniz!
GENÇ MUSALLİ » 2008 » Haziran

Edebiyatımızda Ezan

Tarih: 28 Haziran 2008 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Yasemin

1385 yıl önce Peygamber müezzini Bilal-i Habeşî’nin nefesiyle göklere yükseldi bu kutlu çağrı.  İslam’ın şiarı ezan, Müslüman beldelerin mührü minarelerden taşıp kimi zaman müminlerin, kimi zaman da gayr-ı müslimlerin kalplerini genişletti.  Canlar ilk Bilal’in sesiyle yandı:

Buyurdı mescidin sathına çıktı

Ezân okudu kim canları yakdı

                                               (Yazıcıoğlu Mehmed)

Her dakika yeryüzünün başka bir köşesinde aralıksız devam etti. Müezzinin biri sustu, yekdiğeri başladı. Dünyaya adım attığımızda ilk ezanı duyduk. Adımız onun nağmeleriyle kulağımıza çalındı. Kendi adımızdan önce ilk Bilal’in sesini duyduk sanki. Ölüme dek şairin kulağında daim çınlayan bu ses olmuştu:

Ölürken aynı ahenk, sala sesinden sızan:

Kulağıma doğduğum günde okunan ezan

                                              (N.Fazıl Kısakürek)

Arap şairin dediği gibi kişinin ezanı doğar doğmaz okunmuş, namazı ise ölümüne kadar ertelenmiştir. Bu da demek oluyor ki insan ömrü, müezzinin ezan okumasıyla imamın namaza durması arasındaki zaman kadar kısacıktır. Ancak “Bir ağaç altında gölgelenecek kadar” vaktimiz vardır. Bunun için şairimiz her lahza kulağımızı ezana çevirmemizi öğütlemekte:

“Alnımız secdede bulsun bizi her lahza Ezan

Ve hazin ömrümüzün her günü olsun Ramazan”

Zikrimiz Arş’-ı geçip fecre kadar yükselsin

Mâveralardan ümîd ettiğimiz ses gelsin

                                              (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Ahmet Haşim’in “Müslüman Saati” dediği saat yine kendisinin deyimiyle “Ezanî saat”ti.  Zamanımız ezanlara göre ayarlanmış, ezan Müslüman hayatının başlıca şiarı olmuştu. Yaşadığımız vakitler de ezanî vakitlerdi.  Gün ezanla başlar yine ezanla biterdi:

Hergün yalnız namazdan namaza uyanayım;

Bir dilim kuru ekmek acı suya banayım

Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla

Yaşaya dursun insan, hayat dediği anla.

                                              (Necip Fazıl Kısakürek)

Ulu Cami’nin avlusunda oturan şair de Bursa’nın her sabah o sesle uyandığına şahitlik etmekte, hüsn-i ta’lille bunu dile getirmektedir.  Bursa’da yaşanan zaman ise Müslüman zamanının ta kendisidir, bu zaman mucizenin zamanıdır:

Bu hayalde uyur Bursa her gece,

Her şafak onunla uyanır, güler

Gümüş aydınlıkta serviler, güller

Serin hülyasıyla çeşmelerinin.

Başındayım sanki bir mucizenin,

Su sesi ve kanat şakırtısından

Billur bir avize Bursa’da zaman.

                                               (A.Hamdi Tanpınar)

Ezan zamanın dehlizlerinden Hızır’la birlikte gelir.  Hızır’ın sesi olur. Hızır’la yolculuğa çıkan şair onun ağzından bize aktarır:

“Ey insan prizmaları

Sizden uzak değilim

İlyas benim kızılötem

Ben sizin morötenizim

Ben en çok horozlarla gezenim

Geceleri namazım

Sabahları ezanım.”

                                              (Sezai Karakoç)

Ezan zamana sığmadığı gibi mekana da sığmaz. Ezan sesleri minarelerden yükseldikçe gökler nura gark olur. Artık o Hz. Muhammed (sav)’in lisanı olmuştur: 

Emr-i bülendsin ey Ezan-ı Muhammedî.

Kâfi değil sadâna Cihân-ı Muhammedî.
Sultan Selîm-i Evvel’i râm etmeyip ecel,

Fethetmeliydi âlemi Şan-ı Muhammedî.
Gök nûra garkolur nice yüzbin minâreden

Şehbâl açınca Rûh-u Revan-ı Muhammedî
Ervah cümleten görür Allah-ü Ekber’i

Akseyleyince arşa Lisan-ı Muhammedî

                                               (Yahya Kemal Beyatlı)

Allahü Ekber nidaları tabiatın kalbinden taşmakta, evrenin ruhunun haykırışı olmaktadır. Bu sesle Allah’ı zikreden tabiat huşu ile ibadet etmektedir:

Allahüekber… Allahüekber…

Bir samt-ı ulvî: Gûya tabiat

Hamûş hamûş eyle ibâdet.
Allaüekber… Allahüekber…

Bir samt-ı nâlân: Gûyâ âvâlim

Pinhan ü peydâ, nevvar ü müzlim,

Etmekte zikr-i hallâkı dâim.
Allahüekber… Allahüekber…

Bir samt-ı ulvî: Kalb-i tabiat,

Bir samt-ı nâlân: ruh-i avâlim,
Etmekte zikr-i Hallâk’ı dâim;

Etmekde ra’şan ra’şan ibâdet.

                                                               (Tevfik Fikret)İlk Medine’den yükselen bu kutlu çağrı artık tüm yeryüzüne sinmiştir. İlahi nağme her bir köşeden kesintisiz yankılanmaktadır. Kimi zaman müminlerin Rabb’lerine açacakları ellerin habercisi, kimi zaman da İslam’la şereflenen bir beldenin Müslüman nişanı almasının habercisi olmuştur:

Zaman geçmez ki yüzbinlerce kalbin vecd-i sekrânı

Zeminden yükselip göklerde vahdetzâr-ı Yezdânı

Ararken dehşet-âkîn etmesin bir sayfa vicdanı

Ne lâhûti sada, “Allahuekber” sarsıyor canı…

Bu bir gülbank-ı Hak’tır çok mudur inletse ekvânı

                                               (Mehmet Akif Ersoy)

Yağsın ezanlardan nur demet demet

Minâreler kalem, gökyüzü senet

                                              (Abdurrahim Karakoç)

sonpeygamber.info

  • Alışmak

    Tarih: 27 Haziran 2008 | Kategori: Kur'an-ı Kerim | Yazan: Yasemin

    23/1/2007 - ilmin Gayesi.. Hz. Ali (k.v.) buyurdu ki: *Büyüyüp Rabbimi tanımadan, küçük yaşta ölüp cennete girmek beni sevindirmezdi. Allahü Tealayı en iyi tanıyan kimse, haşyeti (Allah korkusu) en fazla, ibadeti en çok olan ve Allah rızası için nasihati en güzel yapandır!*  

    İlme duyulan şiddetli ihtiyaca gelince; nefsini ihlasla ilim talebine vakfet! Hedefin, ilmi ezberleyip nakletmek değil, anlayarak öğrenmek olsun. İlim tahsilinin büyük tehlikeleri bulunduğunu da bil! Kim insanların teveccühünü kazanmak, idarecilerin meclislerinde bulunmak, görüş sahiplerine karşı övünmek ve dünya menfaati elde etmek için ilim öğrenir ise, onun ticareti (ilim öğrenmesi) boşa gitmiştir.  Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurur: *Her kim ilmi, alimlere karşı böbürlenmek, sefihlerle münakaşa etmek veya insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse, Allahü Teala da onu ateşe sokar.* Sakın, şeytan gelip süslü sözlerle sana şöyle demesin: *Madem ki ilim öğrenmekte bu kadar tehlike var, onu terk etmek evladır!* Sakın böyle bir düşünceye saplanma!  Zira Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: *Mirac gecesi cehennem bana gösterildi ve oradakilerin çoğunun fakirler olduğunu gördüm!* Dediler ki: *Ya Rasulallah! Mal yönünden fakir olanlar mı?* *Hayır, ilim yönünden fakir olanlar…* buyurdu.  İlim öğrenmeyen kimse, ne ibadetin ahkamını bilebilir ve ne de hakkıyla yerine getirebilir. Şayet bir kimse, ilimsiz olarak göklerdeki meleklerin ibadeti gibi Allahü Tealaya ibadet etse, hüsrana düşmekten kurtulamaz.  O halde araştırma, tekrarlama, okuma yoluyla ilim talebi için hemen kolları sıva! Tembellikten ve çabucak usanmaktan sakın. Aksi takdirde Allah ( c.c.) korusun, dalalet çukuruna yuvarlananlardan olursun!

  • Üç Balık

    Tarih: 24 Haziran 2008 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Yasemin

    Mesnevi’de şöyle bir “Üç Balık” hikâyesi var: Küçük bir gölde üç balık yaşıyordu. Bir gün buraya birkaç kişi geldi balıkları görünce: “Gidip ağları getirelim bu balıkları yakalayalım,” diyerek uzaklaştılar. Bunu balıklar fark edince en akıllıları, hiç zaman geçirmeden denize doğru yola çıktı, diğer ikisi arkasından bakıp onunla alay ettiler:Hey akılsız, sen yarı yola varmadan ölür gidersin bu işten vazgeç, dediler.

    Fakat akıllı balık onları dinlemedi uzaklaştı, bin bir meşakkatten, zorlu bir yolculuktan sonra denize vararak kurtuldu.

    Derken balıkçılar ağları alıp geldiler o iki balığın peşine düştüler. İkinci balık şöyle düşündü: “Eğer ölü taklîdi yaparsam belki kurtulurum”, dedi kendi kendine. Karnını yukarı kaldırarak sırt üstü suyun üstünde yattı, hiç kıpırdamıyordu. Balıkçılar onu görünce ah vah ettiler, “Ne güzel balık ne yazık ki ölmüş,” diyerek tutup onu bir kenara fırlattılar.

    Üçüncü da sessizce suya dalarak tenhâ bir yere gidip gizlendi.

     Adamlar üçüncü balığın peşine düştüler uzun bir kovalamacadan sonra onu yakaladılar, içini temizlediler, tavada kızarttılar.

    O akıllı balığa uyarak denize varmayı göze alamadığı için bin pişman oldu fakat nâfile, iş işten geçmişti.

    Mevlânâ hz.hikâyenin arasında, küçük gölde yaşayan balıkların o çevreyi kendi vatanları ve alışık oldukları yer olması dolayısıyla terk etmek istemeyişlerine değinir. Bu durum çoğumuz için söz konusu olan bir kolaycılık tavrıdır.

    Alışa geldiğimiz şartları ve ortamı bırakmak istemeyiz. Mevlânâ bu gibi anlayışlar için der ki: “Vatan sevgisinden dem vurma.

    Durma yürü, vatan oradadır, burada değil.

    Vatan istiyorsan ırmağın o tarafına geç.”

  • Padişah ve ihtiyar

    Tarih: 22 Haziran 2008 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Yasemin

    Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş.
    Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler..

    Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah,ihtiyarı selamlamış.” Selamunaleykum ey pir’i fani…”
    ” Aleykumselam ey serdar’i cihan…” Padişah sormuş.
    ” Altılarda ne yaptın ?”
    ” Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…” Padişah gene sormuş.
    ” Geceleri kalkmadın mı ?”
    ” Kalktık…Lakin, ellere yaradı…” Padişah gülmüş.
    ” Bir kaz göndersem yolar mısın ?”
    ” Hem de cıyaklatmadan…”Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah başvezire dönmüş.
    ” Ne konuştuğumuzu anladın mı ?”
    ” Hayır padişahım…”

    Padişah sinirlenmiş.
    ” Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.”Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor..
    ” Ne konuştunuz siz padişahla…” Adam, başveziri şöyle bir süzmüş.
    ” Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim..”
    Başvezir, yüz altın vermiş.
    ” Sen padişahı, serdar’ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu..”
    ” Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi..”

    Vezir kafasını kaşımış.
    ” Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek…”
    Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.
    ” Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mi ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.” Vezir bir soru daha sormuş…
    ” Geceleri kalkmadın mı ne demek ?”Adam bir yüz altın daha almış.
    ” Çocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim…” Vezir gene kafasını sallamış.
    ” Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek…” Adam gülmüş.

    ” Onu da sen bul…”

  • DARBEYE KARŞI SES ÇIKAR!

    Tarih: 22 Haziran 2008 | Kategori: Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

    Taraf gazetesinin iddası!!! 21 Haziran 2008 Cumartesi günü, saat 17.00′de Tünel’de Ürperten iddia:

    Yargıçlar ordu çizgisine çekilecek   

    Taraf, Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planını deşifre etti. Temel amacının “kamuoyunu TSK çizgisine getirmek” olarak belirtilen Eylül 2007 HRK:17:00-07 EK-A ve Lahika-1 ismiyle faaliyete konan eylem planından hükümet irticai faaliyetlerin odağı olarak tarif ediliyor. 

    TARAF’IN BUGÜNKÜ MANŞETİNDE BU DETAYLARA YER VERİLMİŞ.

    Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı

    TSK ACİL EYLEME GEÇTİ Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, siyasete ve sivil hayata müdahale etmek için geniş kapsamlı bir “Eylem Planı” hazırladığı ortaya çıktı. Planın amacı ‘Kamuoyunu TSK’nın hassasiyet gösterdiği konularda’ yönlendirmek ve harekete geçirmek.Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlıkları tamamlanan ve Eylül 2007′de yürürlüğe konan “Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı” uyarınca, kamuoyunu, “irticacı hareketlerin sorumlusu” olarak görülen hükümete, “milli devlete karşı” olarak nitelenen yeni anayasa paketine, “terörist” olarak adlandırılan DTP’ye karşı TSK’nın görüşleri doğrultusunda yönlendirmek için bir dizi karar alındı.

    Bilgi Destek Planı’nın “esaslar” başlığı altında, planın amacı “Kamuoyunu TSK’nın hassasiyet gösterdiği konularda kendi çizgisine getirmek, TSK hakkında yanlış fikirlerin gelişmesine mani olmak ve TSK içinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliği sağlamak” olarak açıklanıyor. Aynı bölümde, amaçları hayata geçirme sürecinde “diğer kurumlarla çatışmaya girilmemesi ve günlük siyasete müdahale ediyor görüntüsü verilmemesi” gerektiğinin altı çiziliyor. Buna göre, TSK eylem planını uygularken “kamuoyu oluşturma gücüne sahip bulunan üniversiteler, üst yargı organlarının başkanları, basın mensupları, sanatçılarla temasın muhafaza edilmesi ve bu kişilerin TSK ile aynı paralelde hareket etmelerinin sağlanması” gerektiği vurgulanıyor.

    Eylem planındaki bu hedeflerin nasıl gerçekleştirileceği konusu ise, “faaliyet, yöntem, işlem makamı, koordine makamı ve düşünceler” başlıkları altında bölümlere ayrılan “faaliyet çizelgesinde,” her bir uygulamanın aşamaları, finansmanından, uygulama takibi sorumlusuna kadar, ayrıntılarıyla anlatılıyor.Planın uygulanmasında birlikte çalışılacak aktörler isim verilmeden “güvenilir isimler” ya da “tam kontrollü, etki edilen ve harekete geçirilebilen sivil toplum örgütleri” veya “uygun medya organları” yahut da “TSK ile benzer yaklaşımları paylaşanlar” gibi ifadelerle anılıyor.Eylem Planı’ndaki bazı öneriler ise insanın kanını donduracak cinsten. “Irak’ın kuzeyinde PKK’ya verilen desteğin bir sonucu olarak söz konusu bölge halkını terörle mücadele bağlamında ‘rahatsız’ edecek faaliyetler yapmak” başlığı altında “PKK’ya desteğin bedelsiz kalmadığını halka göstermek” için “bölgede aramaların ve operasyonların sıklaştırılması,” Irak’ın kuzeyinde yaşayan halka karşı ise “Ağır silah ateşleri icra edilmesi” tavsiye ediliyor.Plan’da yer alan diğer çarpıcı başlıklardan bazıları da şöyle:“TSK’yı hedef alan gruplar içinde bazı kişileri desteklemek, siyasi ve etnik gruplarda ayrışmayı destekleyip, birliği bozmak; TSK karşıtı fikir ve eylemleri ile bilinen sanatçı ve yazarların yıpratılması; Uygun besteci ve sanatçılara TSK’nın savunduğu görüşler doğrultusunda açık ya da örtülü eser yaptırmak;Genelkurmay Başkanlığı’nın Eylül 2007 ve HRK:17:00-07… sayılı yazısı EK-A ve Lahika-1 ismiyle faaliyete koyduğu Eylem Planı Excel formatında hazırlanmış. Eylem Planı’nın hangi şahış ve birim tarafından yazıldığının anlaşılmaması, kamuoyuna yansımaması için de her kişi ve birime belli sayıda kullanılan x işaretinden oluşan kod adlar verilmiş. Taraf’ın elinde bulunan, ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıktığı resmi olarak belgelenen 11 sayfadan oluşan Lahika-1adlı Eylem Planı’ndan satır başları.

    1-      PLANIN YARGI PARÇASI 2-      Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırladığı, “Bilgi destek Planı”nda üst yargı organları ve medya başta olmak üzere toplumda önemli yer tutan kuruluş ve yöneticileriyle “iş yemekleri” adı altında biraraya gelinmesi isteniyor.

    TEMAS EDİLECEK KİŞİLER

     Planda şöyle deniyor: “Kamuoyu oluşturma gücüne sahip bulunan üniversiteler, üst yargı organları başkanları, basın mensupları, sanatçılarla temasın muhafaza edilmesi suretiyle, bu kişilerin TSK ile aynı paralelde hareket etmelerinin sağlanması. Temas için uygun zemin/fırsatlar oluşturulacak, bu maksatla iş yemeği adı altında toplantıların yapılması da düşünülecektir. Gnkur.Bşk, Gnkur II nci Bşk, Kuv.K.ları,Gnkur.Kh.Bşk.lıkları ve Gnkur.Gensek. düzeyinde yapılacaktır. Temas edilecek kişilerin, T.C.’nin ve TSK’nın temel değerlerini savunan, koruyan niteliklere sahip olmasına özen gösterilecektir. Benzer şekilde ve aynı amaçla, Gnkur.Adli Müşavirliği, MSB Kanunlar ve Kararlar D.Bşk.lığı, üst yargı organlarıyla toplantılar düzenleyecektir.”

    TEDBİRLİ OLUN Düşünceler kısmında ise şu değerlendirme yapılıyor: “Uygun kişilerin seçilmemesi durumunda faaliyet menfi olarak ve misliyle geriye yansıyabilecektir. Gelişkin kişilikler olması nedeniyle bu tip kişiler genelde kendi gündemlerini kendileri belirlemekte ve yönlendirilmeye müsait olmayan bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle, faaliyet, amacını aşabilecektir. Kamuoyu ilgisinin bu kişilerin üzerinde olması nedeniyle faaliyet, daha ilk adımda karşı propagandaların hedefi olacaktır. İcrasına karar verilmesi halinde çok ayrıntılı bir hazırlık yapılmasına ihtiyaç vardır.”İşlem makamı olarak ise şu birimler gösteriliyor; “Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Genelkurmay 2. Başkanı, Harekat Komutanlığı, MSB Müsteşarı, Genelkurmay Gensek.”

    MEDYA ETKİN OLARAK KULLANILMALI Planda medya ile ilgili şu ifadeler kullanılıyor: “TSK’yı yıpratmayı amaçlayanlar hakkındaki bilgilerin uygun medya kanalları kullanılarak kamuoyuna yansıtılması. Kamuoyunun bilgilendirilmesi için uygun medya organları, uygun yöntemlerle etkin olarak kullanılacaktır. Bahse konu bilgiler İsth.Bşk.lığınca toplanacak ve Hrk. Bşk.lığına gönderilecektir. Bu bilgiler Hrk.Bşk.lığınca medyanın ilgisini çekecek hale getirilecektir. Dolaylı olarak medyaya yansıtılması gereken konulara ilişkin işlemler Bilgi. Des.D.Bşk.lığınca yapılacaktır. Haberlerin hazırlanması, medya organları ile sürekli iletişim halinde olunması ve medyada amacı gerçekleştirecek şekilde yer almasını sağlamak için profesyonel destek alınmalıdır. Bu bağlamda TSK’nin temel değerlerini savunan ve koruyan niteliklere sahip sivil personelden oluşan bir kadro ile sözleşme yapılmalıdır. TSK’yı yıpratmayı amaçlayanlar hakkındaki bilgilerin uygun medya kanalları kullanılarak kamuoyuna yansıtılması: TSK’ya yönelik planlı ve sistemli yıpratma çabalarını etkisiz kılmak ve bu saldırıları yapan kişi ve kuruluşların amaçları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek maksadıyla radyo ve TV programları, basını bilgilendirme toplantıları gibi iletişim vasıtaları etkin olarak kullanılacaktır. 

    Benimsenecek hareket tarzları ve yapılacak uygulamalarda, ölçülü bir şekilde dış ve iç mihraklar tarafından TSK’nın nasıl mağdur edildiği vurgulanacak, bahse konu güçlerin TSK’yi yıpratma çabaları etkisiz kılınacaktır. “

    2 - GÜNEYDOĞU’YU RAHATSIZ ETME AYAĞI 

     “BÖLGE HALKI RAHATSIZ EDİLECEK” Eylem Planı’nında Kürt sorunu ve DTP ile ilgili de öneri ve uygulamalar da yer alıyor. Plan’da “Terörist” olarak nitelendirilen DTP ile ilişkiler ve Güneydoğu’da PKK’ya desteği azaltmak için çarpıcı stratejiler geliştirilmiş:“Irak’ın kuzeyindeki desteği kesmek için bölge halkını terörle mücadele bağlamında ‘rahatsız’ edecek ve teröre yardım ettikleri sürece bu rahatsızlıkların devam edeceği mesajını verecek faaliyetler icra edilecektir. Teröre sağlanan desteğin bedelsiz kalmayacağı, sıklıkla yapılacak aramalar, operasyonlar v.b faaliyetler ile bölge halkına hissettirilecek. Irak Kuzeyi bölgesinde Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaşayan Irak halkına ise ağır silah ateşleri icra edilerek aynı mesaj verilecektir. Bu şekilde PKK’ya desteklerinin sürmesi halinde bu rahatsızlıkların artarak devam edeceği duygusu hakim kılınacaktır. İşlem Makamı Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Koordine makamı Genelkurmay Harekat Başkanlığı’dır.” “DTP’nin muhtelif yer, zaman ve vesilelerle kamuoyuna hiç çekinmeden yansıttığı söylem ve davranışları nedeni ile TSK tarafından terörist olarak görüldüğü ve herhangi bir şekilde muhatap alınmayacağı üst düzey bir basın toplantısı, basın bildirisi veya bilimsel nitelikli bir toplantıda yapılacak uygun bir konuşma ile Türk ve dünya kamuoyuna açıkça ilan edilecektir.

     DTP’nin Kandil ve AB arasında sıkışmasına yol açacak şekilde terör yanlısı tutumları gözler önüne serilecektir. Genelkurmay Başkanı’nın sadece PKK konusunda yapacağı bir basın toplantısında gerekçeleri detaylı olarak izah edilmeyi müteakip DTP’nin TSK tarafından terörist olarak görüldüğünün ilan edilmesi; PKK terörünü irdeleyen bir bilimsel faaliyette (seminer, sempozyum vb.) Genelkurmay Başkanı veya Kara Kuvvetleri Komutanı’nın yapacağı konuşma içinde kamuoyuna söz konusu tavrın ilan edilmesi …

    İşlem Makamı Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı, Genelkurmay Sekreterliği, Koordine makamı ise Genelkurmay Harekat Başkanlığı’dır.

    3 - DİN İRTİCA AYAĞI Bilgi Destek Planı’nın hemen girişindeki “durum” başlığında AKP hükümeti irticai faaliyetlere zemin hazırlamak ve bizzat organize etmekle suçlanıyor:“İrticai faaliyetlerde, tarikat ve dini grupların yürüttüğü çalışmalara ilave olarak, bu faaliyetlere zemin hazırlayan bir çok gelişmenin bizzat iktidar tarafından organize edildiği, bu kapsamda yasal ve idari alt yapının hazırlandığı, uygulamanın ise hem merkezi yönetim, hem de yerel yönetimler tarafından kapsamlı bir şekilde yürütüldüğü, toplumda İslami hayat tarzının yaygınlaştırılması ile ilgili olarak, basın yayın organları vasıtasıyla tarikat ve dini grupların kamuoyuna sivil toplum örgütü olarak kabul ettirilmeye çalışıldığı, bunun da ötesinde irticai grupların (terör örgütleri dahil) faaliyetlerini yasal ve legal zemine oturtma gayretlerine ağırlık verildiği görülmektedir. Toplumu örgütleme ve yönlendirmede okul, yurt, şirket, dernek, vakıf ve medya gibi demokrasinin tüm meşru vasıtalarını etkili olarak kullanmaya devam etmektedir. İrticai odakların, devlet kurumlarında kadrolaşma faaliyetlerinde önemli mesafeler aldıkları bilinmektedir. “

    Din lüzumlu müessese“Bunun yanı sıra, toplumda İslami yaşam tarzını hakim kılma çalışmaları artan bir hızla gerçekleştirilmeye devam edilmektedir. TSK’nın din karşıtı olmadığı, Atatürk’ün ifadesi ile ‘Dinin lüzumlu bir müessese’ olduğuna olan inanç hedef kitlelere hissettirilecek, özellikle asker olarak yüce din duygularının Mehmetçiğin muharebe sahasındaki motivasyonu açısından önemli olduğu, TSK’nın çağdaşlaşmanın hep öncülüğünü yapmış bir kurum olarak batı demokrasilerinde yer alan sivil-asker ilişkilerini ve laikliği benimsediği vurgulanacaktır.”

    Strateji

    “TSK’nın millî değerlere gerçek anlamda sahip çıktığı mutlaka gösterilecektir. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde takip edilecek en uygun strateji; TSK’ya yönelik yıpratma çabalarını etkisiz kılmak, ordunun gücünü, yapısını ve güvenilirliğini muhafaza etmek ve artırmak, demokratik yapı içinde halkla bütünleşmesini geliştirmek olacaktır. “

    4 - LİSE AYAĞI

    Lise öğrencileri bizden ders alsın

    Genelkurmay’ın planında Milli Güvenlik dersi gören öğrencilere yer verildi, ders ve kitapların içeriğinin yeniden gözden geçirilmesi istendi: “Millî güvenlik bilgisi derslerinin öğrencilere, TSK’nın tanıtımı ve millî değerlerin anlatıldığı bir fırsat olarak kullanılması: Kitabın içeriği ve konu kapsamları bilgi destek açısından yeniden gözden geçirilecektir. Ders, daha çok tatbiki, uygulamalı araç, gereç ve yardımcı malzemelere dayalı olacaktır. Derslerde işlenecek temalar ve işleniş tarzına önem verilecektir. İhtiyaç duyulan garnizonlara açılan 156 “uzman lider eğiticisi (Milli Güv.Bilgisi Öğretmenleri)” kadrosunun büyük bir kısmına atama yapılmıştır. Bu uygulama alınacak sonuçlara göre genişletilecektir. Uzman lider eğiticisi kadrolarına atanan subayların seçimi konusunda, söz konusu faaliyetin TSK’nin bekası için önemi dikkate alınarak hassasiyet gösterilmelidir. Bu personel, askeri personelden istenilen kişisel niteliklere sahip olmasının yanı sıra öğretmenliği seven, eğitim bilimleri ve pedogoji formasyonu almaya ve uygulamaya istekli, öğretmen ve öğrencilerin sevgisini ve saygısını kazanabilecek örnek şahsiyetlerden olmalıdır. Bu personel seçildikten sonra Eğitici ve Öğretmen Yetiştirme Okulunda (EYÖYÖK) kurs esnasında bu nitelikleri itibarıyla değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.”“Kitabın içeriğinin değiştirilmesi işlemi 2006 yılında tamamlanmıştır. Bu kapsamda yeniden muhtevasının değiştirilmesi karşı propagandalar üretilmesine zemin hazırlayabilir. Milli Güvenlik öğretmenlerinde “öğrencileri etkileme” ölçeği özel olarak aranacak ve bu ölçek takip edilecektir. Temalar Bilgi Des.D.Bşk.lığınca verilecektir. Bilgi Des.D.Bşk.lığınca, temaları işleyen seslendirme ve görüntüsüyle öğrencileri etkileyen ders filmleri hazırlanarak, CD, DVD olarak öğretmenlere dağıtılacaktır.”

    5 - STÖ AYAĞI

    Elde ettiğimiz STÖ’leri Kullanalım“Uygun STÖ’ler ile iletişim ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi. Kurumun risk altına girmemesi için “güvenilir kişiler” üzerinden “dolaylı” ve “örtülü” olarak kullanılacaktır. Tam kontrollü STÖ’ler yerine “etki edilen ve harekete geçirilebilen” STÖ’ler kullanılacaktır. TSK ile kurumsal iletişim içindeki STÖ’ler bu tarz faaliyetlerde açık olarak kullanılmayacaktır. Tam kontrollü STÖ’lerden elde edilen verimin düşük olması nedeniyle bu tarz STÖ’ler kullanılmayacaktır. Faaliyetlerin maliyetlerinin karşılanmasına ihtiyaç vardır.Başta Mehmetçik Vakfı, Şehit ve Gazi Dernekleri, THK ve Kızılay gibi kamu hizmeti gören STÖ’leri olmak üzere TSK’nın düşünce ve değerlerine önem veren kişi ve kuruluşlarla iletişim kurulması sağlanacak, bahse konu STÖ, uygun etkinliklerde ön plana çıkarılacak ve kamuoyuna yönelik mesajların hedef kitlelere verilmesi temin edilecektir.”

    6 - FİLM, DİZİ, BELGESEL, ŞARKI AYAĞI

    Film dizi ve belgesel çekilsin, şarkı da bestelensin Genelkurmay’ın planında sinema dünyası da unutulmadı. Film, belgesel ve dizi gibi görsel araçların kullanılması istenen planda şunlar yazıyor: “Kamuoyunu yönlendirmek, TSK lehindeki duygu ve düşünceleri pekiştirmek, Atatürkçü düşünce sistemini yaygınlaştırmak amacıyla tanınmış yönetmen/ oyunculara sinema, TV, çizgi veya belgesel filmlerin çektirilmesi. Faaliyet durumuna göre açık yada örtülü olarak yapılacaktır. Yaptırılacak eser, tanınmış yazar, besteci veya şarkıcıya sipariş edilecektir. Faaliyetin maliyetinin karşılanmasına ihtiyaç vardır.” 

    Senaryo Hazır

    “TSK’nın iç yapısına yönelik veya Yurt Sevgisi eğitimlerinde kullanılmak üzere çektirilen filmler doğrudan ve açık olarak yaptırılacaktır. Toplumu ve kamuoyunu yönlendirmek amaçlı sinema veya TV filmleri dolaylı yöntemler kullanılarak yaptırılacaktır. Bu kapsamda muharebe meydanlarının, şehirliklerin tanıtıldığı belgesel filmler de yaptırılacaktır. TV ve radyolarda yayınlanmak üzere tanınmış bir sanatçının sunduğu erbaş/erlerin, aileleri ile irtibat kurmasını, Mehmetçik dershanelerini, ambülans uçağı/helikopteri ile bir hastanın yaralının GATA’ya getirilmesi ve tedavisinin tamamlanması gibi faaliyetleri içeren TV filmi bir kurgu dahilinde tanınmış film şirketlerine, yönetmenine yaptırılacaktır.”

    Maliyet Karşılansın

    “Sinema filmleri ve/veya TV dizisi şeklinde yaptırılabilecektir. Kamuoyunda etkili olan ve yayımlanmaya devam eden dizi filmlere TSK lehine girdiler yapılması yoluna da gidilebilecektir. Sinema, TV veya belgesel filmlerin yapım maliyeti yüksektir. Bu maliyetin karşılanmasına ihtiyaç vardır. Halkla iletişimin sağlanacağı sürekli mekanların oluşturulması düşünülecektir. Örneğin; belirlenecek garnizonlarda Silahlı Kuvvetler müzeleri tesis edilebilecektir. Bu müzeler herkesin serbestçe girebileceği, mümkünse şehrin merkezi yerinde olacak ve TSK’nın tarihini yansıtan ve diğer ordulardan farkını ortaya koyan obje ve dokümanlarla donatılacaktır.” 

    6- ‘KARŞIT YAZAR VE SANATÇILARI YIPRATMA’ AYAĞI

    Taraf’ın elinde bulunan, ve Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıktığı resmi olarak belgelenen Lahika-1adlı 11 sayfalık Eylem Planı’nda büyük tartışmalar yaratacak öneriler bulunuyor. İşte psikolojik savaş yöntemlerini andıran çarpıcı eylem planlarından başlıklar:“TSK’yı yıpratma ve din karşıtı gösteren kampanyaların etkisiz kılınması amacıyla kanaat önderlerinin yönlendirilerek kullanılması”“Kanaat önderinin kişiliğine uygun olarak irtibat doğrudan veya dolaylı olarak kurulacaktır. Kanaat önderleri dolaylı olarak ve uygun yöntemlerle desteklenecektir. Kanaat önderleri, özellikle “TSK’nın din karşıtı olmadığı, milletin milli ve dini değerlerine saygılı olduğu, TSK’nın çağdaşlaşmanın, bilimsel ve toplumsal gelişmenin öncüsü olduğu, demokratik değerleri çağdaş düzeyde yaşatan bir kurum olduğu, gelişmiş toplumların ordularının seviyesinde bulunduğu, topluma öncü olma konumunu sürdürdüğü, halkın ordusu olduğu, halk tarafından en fazla desteklenen kurum olduğu, orduda görev alan Mehmetçiklerin ve rütbeli personelin halkın içinden çıktığı gerçeği” konuları ile “din sömürüsü, tarikat-ticaret ilişkileri, irticacı dolandırıcılar, anayasa paketinin milli devlete karşı olduğu vb. genel ve güncel konuları da işleyecektir. Kanaat önderleri güvenilir kişiler arasından seçilecektir. İrtibat resmi olmayan yöntemlerle (dostluk, arkadaşlık ilişkisi) sağlanacaktır. Kanaat önderlerinin faaliyetlerinin maliyetleri doğrudan veya dolaylı olarak karşılanmasına ihtiyaç vardır. İşlem makamı ilgili başkanlıklar olup, Koordine Makamı Genel Kurmay Harekat Başkanlığı’dır.TSK’yı hedef alan gruplar içindeki bazı kişilerin desteklenmesi: Hedef kitle olarak tanımlanan siyasi ve etnik gruplarda ayrışmayı desteklemek ve birliği bozmak maksadıyla bu grup içindeki bazı kişilerle iletişim kurulacak, hedef kitlenin gücü azaltılarak TSK’yı yıpratma çabaları etkisiz kılınacaktır. Gruplar içindeki uygun kimseler tespit edilecek ve uygun ortam oluşturulması durumunda bunlarla irtibat sağlanacaktır. Genel Kurmay Harekat Başkanlığı işlem makamı olacaktır.

    Uygun sanatçı ve yazarlara eser hazırlatılması:

    TSK ile benzer dünya görüşü olduğu bilinen sanatçı ve yazarlara öncelik verecek şekilde, seçilecek temaları işleyecek eserlerin hazırlatılması ve böylece hedef kitlelerin bilgilendirilmesi sağlanacaktır. Bu kapsamda bazı sanatçı ve yazarların desteklenmesi ve ön plana çıkarılması sağlanırken, TSK karşıtı fikir ve eylemleri ile bilinen sanatçı ve yazarların yıpratılması hedef alınacaktır. 

    7 - AYDINLATMA TİMLERİ SANAL ALEM AYAĞI

     GENELKURMAY’IN PLANI’NDAN NOTLAR

    SOHBET TOPLANTILARI:

    “TSK içinde gayri memnun bir zümre yaratılmasına ve komuta katına olan güvenin sarsılmasına mani olunacaktır. General-Amiral ve Alay Komutanları seviyesinde düzenlenecek sohbet toplantılarında personelin duygu ve düşüncelerini paylaşabileceği bir ortam yaratılacak, zaman zaman eşli olarak yapılacak bu toplantılar sonucunda TSK içinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliğin sağlanması hedeflenecektir.”

    AYDINLATMA TİMLERİ:

     ”Halen uygulanan Bilgilendirme Bilinçlendirme Faaliyetleri kapsamında görev alan mobil eğitim timlerinde, üst subay rütbesinde daha tecrübeli personelin, konusunda uzman sivil öğretim görevlilerinin ve emekli TSK personelinin görev alması, gerekirse bu timlerin kadrolu hale getirilmesi, Bilgi Destek Daire Başkanlığınca eğitilerek TSK bünyesinde fikirde ve eylemde birlik ve beraberliğin sağlanmasına destek veren “Aydınlatma Timleri” haline getirilmesi esas alınacaktır.”

    SANAL ALEM:

    “Kamuoyunda gündeme gelen konularda TSK’nın görüşleri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gündemin yönlendirilmesi ve hedef kitlelerin millî sorunlar hakkında bilgilendirilmesi maksadıyla internet ortamının daha etkin bir şekilde kullanılacaktır.”

    İLK HEDEF VAROŞLAR:

     ”Toplumsal Gelişime Destek Faaliyetleri(TGDF)’nin seçilen hedef kitlelere yönelik planlama ve icrasına öncelik verilecek, büyük şehirlerde, özellikle varoşlarda, TGDF’nin uygulanabileceği pilot bölgeler tespit edilecek, bu bölgelerde yaşayan halkın TSK’ne bakışının değiştirilmesi için TGDF bir fırsat olarak kullanılacaktır.”

    BİLİM DE VAR:

    “Kamuoyunu etkilemek amaçlı bilimsel içerikli seminer/toplantı vb. faaliyetlere iştirak edilip, desteklenecek. Uygun strateji ve araştırma merkezlerince gerçekleştirilecek seminer/toplantı vb. faaliyetler örtülü olarak desteklenecektir. Etkinliklerin maliyetlerinin karşılanmasına ihtiyaç vardır.”

    GAZİLERE ZİYARET:

    “Üst düzey komutanlarca şehit ve gazi ailelerine yapılan ziyaretler, kamuoyuna yansıtılacaktır. Medyanın ilgisinin çekilmesi için gerekirse şehit ve gazi aile ziyaretleri mülki makamla birlikte yapılabilecektir. Askeri personel eşleri yardımların toplanması ve dağıtılması hususlarında organize edilecektir.Dernek başkanları ile kanaat önderlerinin bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve yapacakları faaliyetlerin maliyetleri işlem makamlarınca karşılanacaktır.”

    Genel Kurmay’ın Basın Açıklaması:

    TARIH   : 20 Haziran 2008

    NO        : BA - 33 / 08 Bir günlük gazetenin 20 Haziran 2008 tarihli baskısında, Genelkurmay Başkanlığına ait olduğu ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilgi destek planını ihtiva ettiği iddia edilen bir belge ve bununla ilgili haberler yayımlanmıştır.Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarında, Komuta Katı tarafından onaylanmış böyle bir resmi evrak veya plan bulunmamaktadır.Türkiye Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve kollamakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bazı çevrelerin ucuz propagandalarından etkilenmeyecek kadar güçlüdür.  Kamuoyuna saygı ile duyurulur

    http://www.tsk.mil.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2008/BA_33.html

  • Sonraki Sayfa »