Genç Musalli Websitemize Hoş Geldiniz!
GENÇ MUSALLİ » 2007 » Aralık

Halide Edip siyonist mi?

Tarih: 31 Aralık 2007 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Hasan Ahmet Evliyaoğlu

Suavi Kemal Yazgıç Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Halide Edip Adıvar hakkında çok ilginç bir iddiayı ortaya attı. Suavi Kemal Yazgıç “Halide Edip Adıvar Siyonist miydi?” diye soruyor.

Yazgıç’ın bu soruyu sormasının sebebi başka bir yazarın, Münevver Ayaşlı’dan aktardığı anılar olmuş. O anılara göre Halide Edip Adıvar Suriye’de kızlara Türk kültürünü telkin etmek için Doğu’ya gönderilir. Beyrut civarında Fransızların harp dolayısıyla terk ettikleri bir okul Halide Hanım’ın emrine tahsis edilir. Münevver Ayaşlı da o okula öğrenci olarak alınır. Okulda bir oyun oynanır.

Gerisini Münevver Hanım şöyle anlatıyor:

“Mevzuu tamamıyla Tevrat’tan alınma bir opera bestelendi. (Librettosunu da Halide Edip Hanım yazmıştı.) Öğrenciler “Kenan Çobanları” adlı oyunu sahneye koyar ve valiler, kumandanlar ve polis müdürlerinin alkışları arasında ilk kez oynanır.

Münevver Hanım, “Kenan Çobanları”nı şöyle yorumlar: “Bu Kenan Çobanları operası benim içimi çok burkmuştu ve acı acı düşündürmüştü. Zira bu temsil memleketin mukadderatını elinde tutanların önünde fütursuzca ve küstahça oynanıyordu.

İSRAİL’İN MÜJDECİSİ

Bu temsil İsrail’in bir habercisi, bir müjdecisi idi… Allah hiçbir milleti, kaba saba, kültürsüz, idraksiz, cahil idarecilerin eline koymasın, zira izmihlâl muhakkak…

Avanak avanak hepsi bu operayı seyrettiler, hiçbirinin aklından bir şüphe bile geçmedi. Halide Edip Hanım’a nezaketle olsun şöyle bir sual sormadılar: “Hanımefendi, niçin başka bir mevzuu değil de Tevrat’tan alınma bir mevzuu seçtiniz. Siz yüklenmiş olduğunuz bir vazifenin tam aksi istikamette bir yol, bir gidiş tuttunuz ve İsrail propagandası yapıyorsunuz.”

O gün Münevver Ayaşlı’nın sorusunu telaffuz etmeyi hiç kimse akıl edemez. Ancak yıllar sonra Atatürk’ün ölümüyle yurda dönen Halide-Adnan Adıvar çifti hakkında Refet Paşa’nın tespiti ilginçtir.

Adnan Adıvar’ın dinler hakkında yaptığı çalışmaları inceleyen Refet Paşa: “Biz Halide Hanım’ı Müslüman etti zannediyorduk, meğer Halide Hanım Adnan Bey’i Yahudi etmiş.”

  • BEN SENİM EY DEVLET

    Tarih: 30 Aralık 2007 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Hasan Ahmet Evliyaoğlu

                                          BEN SENİM EY DEVLET       

    Ya sen gel bize, ya biz gelelim size, ne sen gel bize, ne biz gelelim size. Sizin dininiz size bizimkisi bize. Benimkinden sana ne? Senden de bana ne, git istediğin gibi yaşa ama, beni de rahat bırak, mutlu bir birey olarak yaşayayım. Başımı örtmek istiyorum sana ne.      

    Namaz kılacağım, içtima saati mi? Bırakın namazımı kılayım Allaha kulluk yapayım sonra toplarsın beni, sonra asarsın.       

    Bırak tapınma kutsama ihtiyacımı yerine getireyim. İbadetimin ne olduğunu bana sen öğretme, sen nasıl devletsin sen niçin beni tarif ediyorsun. Kimliğimi, kişiliğimi niçin tanımıyorsun?      

    Ben dürüst bir vatandaşım, vergimi veriyorum. Askerliğimi yapıyorum, oy zamanı oylamana da katılıyorum. Oğlumu askere, ölüme gönderiyorum. Kızımı okula gönderemiyorum başı örtülü diye okula almıyorsun. Sen ne yapıyorsun?

    Sen din eğitimi aldın. Öcüsün diyorsun, dini eğitim alamazsın küçüksün diyorsun. Başı örtmenin ne gibi zararları oldu ülkeme, daha açıklamadın! Hijyen olarak mı,bilmen mi?Düşman askerlerinin elbisesini mi andırıyor,niçin örtümden rahatsızsın ey devlet denen şey açık söyle ben anlamıyorum.Öyle karanlıklar arkasından baykuş gibi söylenme net hukuk ihlali yapma insan haklarına kıyma      

    Sen beni yıkarsan, nasıl yaşayacaksın. Seni ayakta tutan benim. Sonra seni ben kurdum, inancım kurdum. Sen kimsin? Sen bensin.

    Beni niçin inkâr ediyorsun tanımadın mı ben senim seni kuran inanç, ihlâsım. Kan ve gözyaşıyla yokluk içinde, zorluklarla bir ve beraber olarak, omuz omuza kurduk ama bugün beni ayırıyorsun ben ayrımcılık yapmanı hak etmedim bana iftira atıyorsun beni suçluyorsun beni tarif etmene dayanamıyorum. Bırak ben kendimi nasıl tanımlıyorsam oyum.    

    Ben inancını yaşamak isteyen ve namusunu temiz kılan iffetli yaşamın son temsilcisi bir Müslüman’ım. Seni kuran benim seni koruyacak olan da ben olacağım. Bana giydirdiğin, deli gömleği gibi sıkıyor.    

    Benim örtüm vatandır, namustur, bayraktır, Allahın kitabından bir sayfadır, bir ayettir    

    Sen Allahtan kopuk bir zalim olma bana, ben senin öz evladınım. Evladını vuran baba kendini vurmayı göze almış demektir. Sen ne biçim babasın ey devlet! Senmi üveyleştin, ben mi üvey evladım acaba.

  • DEMEDİM Mİ?

    Tarih: 28 Aralık 2007 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Hasan Ahmet Evliyaoğlu

    Oraya gitme demedim mi sana,
    seni yalnız ben tanırım demedim mi?
    Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben’im?

    Bir gün kızsan bana,
    alsan başını,
    yüz bin yıllık yere gitsen,
    dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

    Demedim mi şu görünene razı olma,
    demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben’im asıl,
    onu süsleyen, bezeyen ben’im demedim mi?

    Ben bir denizim demedim mi sana?
    Sen bir balıksın demedim mi?
    Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
    senin duru denizin ben’im demedim mi?

    Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
    Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben’im,
    senin kolun kanadın ben’im demedim mi?

    Demedim mi yolunu vururlar senin,
    demedim mi soğuturlar seni.
    Oysa senin ateşin ben’im,
    sıcaklığın ben’im demedim mi?

    Türlü şeyler derler sana demedim mi?
    Kötü huylar edinirsin demedim mi?
    Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
    Yani beni kaybedersin demedim mi?

    Söyle, bunları sana hep demedim mi?

    Hz. Mevlana (r.a.)

     

     

  • Diri Kalp!

    Tarih: 28 Aralık 2007 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Hasan Ahmet Evliyaoğlu

    İbni Kayyım diyor ki:

    Bir kalp,

    Günahtan tevbe edinceye kadar sahibini sıkıştırıyorsa,

    Zikirsiz, ibadetsiz bir günü sıkıntılı görüyorsa,
    İbadet ederken yemekten-içmekten daha çok zevk alıyorsa,

    Virdini unuttuğunda malını kaybetmiş gibi üzülüyorsa,

    Namaza durduğunda dertlerini unutuyorsa,

    Vakit harcamada cimri ise,

    Bir amelden çok o amelin kabul olması ile ilgileniyorsa..

    O kalp diridir.

    www.hakdilaram.com

  • YILBAŞI VE BİZ

    Tarih: 27 Aralık 2007 | Kategori: Diğerleri | Yazan: Hasan Ahmet Evliyaoğlu

     Hz. İsa(as)’ın doğumunu esas alan, Miladi yeni yıla girişin ilk gecesine yılbaşı diyorlar. Hıristiyanlarca Hz. İsa(as)’ın doğum tarihi, 25 Aralık olarak kutlanmaktadır.

    Pagan çağında avlanan hayvanlar, Amanor (Ermeni mitolojisinde Yeni-yıl Tanrısı) onuruna çam ağaçlarına asılırmış.Noel günü, çam ağaçlarına çeşitli şeyler asılarak yapılan tören, Pagan geleneğinden geçmiştir. “Ağaç Tapımı” yapılan bölgelerde çam ağacına tapılmıştır.

    Noel baba, Hıristiyanlarca Noel gecesi çocuklara armağanlar dağıttığına inanılan mistik kişiliktir.[İnanç Sözlüğü-O. Hançerlioğlu, ilgili madde, bkz.]

    Hıristiyanlar, Noel’ini bayram olarak kutlamaktalar. Ne yazık ki, bizim ilerici, aydın geçinen (Atila İlhan’ın deyimiyle Türk aydını yoktur) bu pagan kültürünü Türklere çağdaş bir şey gibi kabul ettirmek için, her türlü çalışma yapılmakta, adeta gizli, gönüllü Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır. Her vesileyle İslam’a saldıranlar, bu yılbaşı kutlamalarını masum gibi göstererek kutsamaktalar. Sanki masumane bir olaydır. Bütün günahlar, günahkârlar için masumane, sıradan şeylerdir. Şeytanın başarısı günahın kendinde değil, işlenmesindedir.

    Yılbaşı kutlamalarına baktıkça, sömürünün beyinleri nasıl istila ettiğini görüyoruz. İstilanın beyinleri kontrol eden provoke, yönlendirme ve yönetme işlevselliğini anlıyoruz.                                              

    Size ait olmayan sizde ise, emanetçisiniz demektir. Emanete bizim diyor ve sahipleniyorsanız,  hırsız ve arsızsınız demektir.

    Rasulullah(sav) buyurdular ki:

    “Men teşebbehe bikavmin fehuve minhüm.”-” Kim ki bir kavme benzerse o, ondandır.”

    Benzemeyin, bizi benzetmek isteyenlere! Sizi İslam’ın özünden koparmak isteyenlere benzemeyin ve kutlamayın bunları..Allahü Teala buyuruyor:”…siz onların dinlerine dönmedikçe, onlar(Hıristiyan ve Yahudiler) sizden asla razı olmazlar.”Haberiniz olsun!

    Seninle, senin bayramında, bayram yapmayanın, bayramında nedir bu şenlik! Keşke o kadar masum olsa bütün duygular. A.Dilipak Bey’in sık kullandığı gibi,”Cehennem yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.”

    İ.B.B Başkanı, yılbaşı kutlamasını kaldırdı diye, adamı defe koyup çalacak, kartel medyası.

    Yapılan iş ne kadar doğru olursa olsun, İslami hassasiyet ihtimali varsa, saldırılar futursuzca ortaya dökülüyor.

    En büyük propaganda aracı medyayı güzel kullanıyorlar, bizler bunu daha idrak etmekte geç kaldık. Değerlerimizi yıpratmak için, her şeyi mubah görmekteler.

    Noel baba, armağanlarla kutsamaya geliyor, teslisin ifadesi, boynunda ki haçla. Çocuklarımızı Küçükten alıştırıp, onlardanlaştırıyorlar. Ana sınıflarında, Yılbaşı hazırlıkları hızla sürüyor. Minicik Müslüman evlatlarımıza Noel şapkaları (Huni şeklinde ve kırmızı) hazırlanıp, süslemeler ve hediyeler hazırlatılmakta ve Milli Eğitim Bakanlığı ise, buna dur dememektedir. Haçlı misyonerleri dışarıda değil, içimizde ararsak, daha doğru olur.

    Ey Hilal’in ve Yıldız’ın nazlı süsü, Ey ezanları taşıyan Minarelerin, Ey Mabetlerin beklediği inanmış gönüllerin “ilay-ı Kelimetullah” hadimi milletim, özünden kopartılırken, sessiz misin hala. Tepki koymak (İtiraz)  en tabi hakkındır. Sana reva görülene, iman nurunu gösterip, aydınlat karanlık yılbaşı rezaletlerini. Çocuklarımıza anlatalım ve bildirelim ki, bu bizden bir şey değil. Bizden olmayan ve bize dayatılan bir kültür emperyalizmidir.

    ‘Ecdad-ı Şüheda’nın kemiklerine dökülen haçlı kusmuğu, gençlerin imani inkıtalarından biridir. Masumiyetiyle imani katlin, günahları önemsemeyişin ifadesidir, yılbaşları.

    Kaldırmayın kadehleri, açmayın şişeleri, patlatmayın iman coğrafyanızı, ar gelsin yüzünüze.

    İman, şike ve şakaya gelmez. Benzediklerinizle haşre hazırsanız, buyurun, yılbaşı sizin..

    “Allah buyuruyor: “O, Amellerinizin hangisinin daha güzel olduğunu sınamak ve tesbit etmek için, ölümü ve hayatı yarattı.”[Mülk Suresi 2. Ayet]

  • Sonraki Sayfa »