Genç Musalli Websitemize Hoş Geldiniz!
GENÇ MUSALLİ » Darbeler

Masum Bir Ziyaret Değil!

Tarih: 04 Eylül 2008 | Kategori: Gündem, Editörün Yazıları, Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

Emekli generalleri ziyaretin amacının ne olduğu konusunda çeşitli yorumlar yapılmaktadır. Bizim bakış açımız da, Sayın Başbakan’ın maslahatı gözeten açıklamasına yer vermekle birlikte yapılanların anlamlandırılmasında Sayın İlker Paşa’nın durumuna da göz atmak gereğine işaret emek gerekecektir.

İlker Paşa için iddianamede “güvenilmez” denilmesinin, kendisi açısından arkadaşları arasında psikolojik bir baskı oluşturmuş olabileceği aşikârdır. Bizi bunu kişilik ve bakış açıları cihetiyle de değerlendirmemiz gerekecektir.

Ziyarete gidenle, gidilenlerin Kıbrıs’tan arkadaş olmaları, bazı bilgi ve belgelere vukufiyette ortak olma bakımından da yakınlık doğurması şüphesini de içerisinde barındırabilmektedir.

İnsani açıdan bir ziyaret olarak açıklamak, gerçeklerle örtüşmeyecektir. Bu sıradan insanların bir dışarıda buluşmasını da içermiyor. Belli kanun ve kurallar çerçevesinde görüşmeler olur.

Bunlar, ancak soyadı benzerliği olan akrabaların ziyaretine izin vermektedir. Ziyaretlerin kanunlarda belirtilen ölçüler dışında olduğunu biliyoruz. Bu ziyaret, soruşturmaya tabi bir içeriktedir. Kanun tanımaz bir yapı içerisinde gerçekleşen görüşmedir.

Kanun tanımazlık ille çetelerle olmuyor. Bazen de çetelerin içerdeki bağlantılarının onları çete yaptığını da unutmamak gerekir. Bu bağlantılarda ki bir sökük,  ipin ucunu kaçırmaya ve kanunsuzluğu gücü olana mubah kılar bir anlayışı topluma hâkim kılmaktadır. Kanun önünde eşitsizlik doğurmuş bir durum var. İnsani amaçlı da olsa kanunlar önünde eşitlik ilkesine zarar verilmiştir.

İnsani amaçla açıklamakta, yeterli değildir. İnsani amaçla niçin İlhami Erdil Paşa ve Veli Küçük Paşalar ziyaret edilmemiştir.

Ortada bir garabet olduğu bellidir. Bu sadece koltuk sahiplerinin değiştiğini gösteren bir olay değildir. Kişilerin veya kurumların değişimiyle oluşan,  izahı zamanla daha iyi yapılacak değerlendirmelere muhtaç bir durumdur.

Sayın Paşa’nın gelecekte ülkeyi yeni krizlere sürükleyecek açıklama ve davranışlar içine girmemesi temennimizdir. Çünkü onların davranışları ve demeçleri toplumsal barışa katkı sağlamalıdır. İnsanların kanunlara karşı güvensizliğini ve verilecek kararları zan ve töhmet altına alacak davranışlara girilmiştir. TSK’yi kurum olarak ta yıpratacak bir davranıştır. Kurum olarak davranışa sahip çıkılması da ilginçtir, bir kanunsuzluğa sahiplenmedir.

İlker Paşa’nın doğuya yapığı ziyaret ve sivil toplum yetkilileriyle yaptığı toplantılar da yeni açılımı göstermekte ve ümit vaat etmektedir.

Toplumsal barışa katkı sunmanın yolu şefkati yaymak ve hissettirmekle de ilgilidir. Suçlu olma ihtimali bulunanları, tutukluları TSK adına ziyaret toplumda güveni zedeler. Endişeyi körükler. Bu ülkede BÇG gibi oluşumlar da böyle oluştu.

Ben yaptım oldu demekle sorumluluk makamında olanların davranışlara girmesinin mümkün olmaması gerekir. Herkesin hesap verebildiği daha çağdaş bir demokrasi için eleştirilerimiz olsun.

Unutmayalım ki, Darbeci generaller, YÖK üyeleri ve Rektörlerle görüştüklerinde de TSK adına, zamanın genel Kurmay Başkanı sahip çıkmak zorunda kalmıştı.

Şimdi İlker Başbuğ da buna baskılar sonucunda bu ziyarete izin verdi ve sahiplenmek zorunda kaldı. İnsanlar bazen benimsemese de, yapmak zorunda kalabilecekleri hareketler içine itilebilmektedir. Bu ziyaretin, hala Ergenekon’un ne kadar, muktedir olduğunun da bir kanıtı olarak görülebilir. 

  • Kanlı cinayette müthiş itiraf Video

    Tarih: 03 Eylül 2008 | Kategori: Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

    Bu görüntüler tam 8 yıl öncesine ait.. Kanlı isyan sırasında gelen tarihi itirafları o günden bu güne kimse bilmedi, kimse görmedi.. Ta ki ergenekon iddianamesi ortaya çıkana kadar..

    ÖZDEMİR SABANCI SUİKASTİNİN İTİRAF VİDEOSU ORTAYA ÇIKTI “SORUŞTURMA SIRASINDA C. BAŞSAVCILIĞIMIZA GELEN İHBAR MEKTUBU İÇERİSİNDEKİ CD’DEKİ GÖRÜNTÜLERDE NURİ VE VEDAT ERGİN’İN MUSTAFA DUYAR’IN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINI VELİ KÜÇÜK’ÜN AZMETTİRDİĞİ YÖNÜNDE İFADELERİN YER ALDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR… HATTA NURİ VE VEDAT ERGİN KARDEŞLERİN MUSTAFA DUYAR’IN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINI DEVLET ADINA GERÇEKLEŞTİRDİKLERİNİ ZANNETTİKLERİ ANLAŞILMAKTADIR”

    Bu satırlar iddianamede yer aldı ama görüntüleri sadece ve sadece fox haber ele geçirdi…

    Tarih 2000 yılı, ekim ayı.. Yer uşak cezaevi… Türkiye güne kanlı bir isyan haberiyle uyandı.. Çete lideri nuri ergin ve kardeşi vedat ergin, yaklaşık 200 adamıyla birlikte cezaevini kan gölüne çevirdi..

    mduyar.jpg

    MAHKUMLARIN GÖZLERİNİ OYDULAR, DİRİ DİRİ YAKTILAR

    118 kişinin rehin alındığı, insanların diri diri yakılıp, gözlerinin oyulduğu olaylarda 5 kişi öldürüldü.. İşte o dakikalar… İçerde kan gövdeyi götürürken, çete lideri Nuri Ergin önce pencereye çıkıyor..

    Ve tarihi bir itirafta bulunuyor:

    Nuriş lakaplı Nuri Ergin’in “devlet bana öldürttü” dediği Mustafa Duyar Sabancı suikastinin faili.. Ardından elinde bir tabanca ile kardeşi vedat ergin çıkıyor pencereye, yanında yüzlerini maskelerle kapatmış adamları var…. “devlet için kurşun sıktık” diyor ve devlet zannettiği kişinin kim olduğunu açıklıyor: Bu sözlerin ardından katliam yeniden başlıyor.. Ergin kardeşler ve adamları iç çamaşırına kadar soydukları bir mahkumu pencereden aşağı atıyor.. Bir kaç dakika sonra pencereye çıkartılan bir mahkum daha var.. Biraz önce aşağı atılan mahkum ona göre çok şanslı.. Çünkü bu kişi aşağı atılmadan önce göğsüne 5-6 bıçak darbesi alıyor:

    ŞOK GÖRÜNTÜLER 8 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI

    Haberciler yaşanan vahşetin çok kısıtlı bir bölümünü cezaevinin dışından görüntüleyebilmişti.. Ama anlaşıldı ki olaylar sırasında içerden de görüntü alınmıştı.. 8 yıl boyunca gizli kalan gerçekler iddianamede saniye saniye anlatıldı: Nuri Ergin’in söylediği olay gibi yıllar öncesine sabancı suikastine kadar uzanıyor.. Şimdi o süreci hatırlayalım:

    “SABANCI’YI VURAN TERÖRİSTİ VELİ KÜÇÜK ÖLDÜRTTÜ” İDDİASI

    Takvimler bu kez 9 ocak 1996′yı gösterirken, Sakıp Sabancı’nın kardeşi Özdemir Sabancı ve iki holding çalışanı Türkiye’nin en iyi korunan binalarından birinde sabancı center’da silahlı saldırı sonucu öldürüldü.. Olayı terör örgütü dhkp-c üstlendi..

    SABANCI SUİKASTİNİN FAİLİNİ NURİŞ ÇETESİ ÖLDÜRTMÜŞTÜ

    Suikastte tetiği çeken mustafa duyar, bir yıl sonra sürpriz bir şekilde teslim oldu ve Afyon cezaevine konuldu. Ergin kardeşler de bir süre sonra adamlarıyla birlikte aynı cezaevine nakledildi.. Yine bir isyan çıktı, 15 şubat 1999 günü Sabancı’nın katili Duyar öldürüldü, aynı odada kaldığı dolandırıcı Selçuk Parsadan ağır yaralandı..

    TARİHİ İTİRAFLAR ÖLÜM KORKUSUYLA MI GELDİ?

    Ergin kardeşler isyanın ardından önce kartal sonra da uşak cezaevine nakledildi.. o günlerde yeraltı dünyasının bir diğer ünlü ismi alaaddin çakıcı ile kavgalıydılar…Uşak cezaevine çakıcı’nın adamları gönderilince öldürülme korkusuyla bir kez daha isyan çıkarttılar…

    SAVCI “TERÖRİSTLERİ VE ÇETELERİ VELİ KÜÇÜK KOORDİNE ETTİ” DİYOR  

    Ergin kardeşler öldürüleceklerini düşündükleri için mi bu itiraflarda bulundu bilinmez ama ergenekon savcıları bu sözleri ciddiye aldı… sabancı’yı öldüren dhkp-c terör örgütü, Tetikçiyi öldürenler ise nuriş çetesiydi… Ve savcılar iki olayı biraraya getirenin davanın kilit ismi emekli tuğgeneral Veli Küçük olduğuna kanaat getirdiler:

    “NURİŞLER ÇETESİNİN MUSTAFA DUYAR’I ÖLDÜRMEK İÇİN HAKLI BİR NEDENLERİNİN OLMADIĞI, ALDIKLARI TALİMAT GEREĞİ BU EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ, CEZAEVİ İSYANINDAKİ GÖRÜNTÜLERDEN DE MUSTAFA DUYAR’IN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINI VELİ KÜÇÜK’ÜN TALİMATI İLE YAPTIKLARI, EYLEMİN DUYAR’IN KONUŞMASINI ÖNLEMEK İÇİN YAPILDIĞI, DOLAYISIYLA EYLEMİ PLANLAYAN VE AZMETTİRİCİ OLDUĞU ANLAŞILAN VELİ KÜÇÜK’ÜN HEM DHKP-C TERÖR ÖRGÜTÜ HEM DE NURİŞLER ÇETESİ İLE KOORDİNASYONU SAĞLADIĞI ANLAŞILMAKTADIR.”

    İddialar, itiraflar böyle.. ortada iki cinayet var, birbirinden karanlık ilişkiler var, son sözü yine yargı söyleyecek…

    Videoyu aşağıdaki linkten seyredebilirsiniz:

    http://www.analiztv.com/news_detail.php?id=2583

  • Ergenekon’un finans kaynağı

    Tarih: 02 Eylül 2008 | Kategori: Önemli Diyaloglar, Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

    resim32273_2.jpg

    Özel Büro’nun başkanı Ersoy’un bilgisayarında ele geçirilen bir görüşmede, Ergenekon’un nereden finanse edildiğini ortaya çıkardı. 

    Bugün’de yer alan habere göre; Ergenekon terör örgütünün yer üstündeki ismi olan Kuvayı Milliye Derneği’nin, örgütün yurtdışından gelen kara paraları akladığı merkez olduğu belirlendi.Derneğin alt birimi olan Özel Büro’nun başkanı Erkut Ersoy’un bilgisayarında ele geçirilen bir messenger görüşmesi, Ergenekon’un nereden finanse edildiğini gözler önüne serdi.

    Ersoy’un kendisini Tuzla Belediye Başkanı’nın yakın koruması olarak tanıtan Serkan Kurt rumuzlu şahısla yaptığı messenger yazışmasında Kuvayı Milliye Derneği’nin kara para aklama merkezi olduğunu söylemesi şaşkınlıkla karşılandı.

    Ersoy, “Kuvayı Milliye Derneği’nin kasasında 10 milyar YTL kara para var. Bu para hep yurt dışından geliyor” dedi. İki samimi arkadaşın MSN muhabbeti, Türkiye tarihinin en büyük davalarından Ergenekon’un 356′ncı delil klasörlerine girdi.

    DEVLET KOLLUYOR

    Karadeniz’den yönetilen Özel Büro’nun başkanı Erkut Ersoy’un msn görüşmesi sırasında söylediği, “buraya emniyet bile dokunamıyor” sözlerini doğrulayan açıklamaları ise şöyle; “Bizim bütün çalışmalarımız devletin istihbarat örgütlerinin bilgisi dahilindedir. Şu görüşmeyi bile devletin ilgili kurumları biliyor! Kolluyorlar bizi. Devlet bizi seviyor, sevmese bunu yapamayız zaten.”

    İŞTE ŞOK GORÜŞME

    İki arkadaşın oturum tarihi 11 Aralık 2007 olarak kayıtlara yansıdı. İşte o şok görüşme;

    ÖZEL BÜRO-www (Erkut Ersoy): naber üstad

    Serkan_kurt52@ho: (Serkan) abi nolsun sen nasılsın

    ÖZEL BÜRO: ne yapıyorsun orda görev nedir

    Serkan: belediye başkanının yakın korumasıyım abi

    ÖZEL BÜRO: anladım hayırlı uğurlu olsun çok sevindim. - asıl ben sana bi karlı iş diyeyim - kuvayi milliye derneği var ya. - hani bi tane imam Hüseyin var

    Serkan: ya abi hiç risksiz dersen demek için benim elimde mal var buluşuruz bi kaç kişi deriz satın bakalım nasıl olucak veririz bekleriz biraz bakalım nasıl olacak

    ÖZEL BÜRO: ikide bir yaradan allahım diye geziyor sağda solda

    Serkan: evet

    ÖZEL BÜRO: beyaz hocayla kapıştı geçen star tv de. - bunların kuvayi milliye derneğinde kuru 10 trilyon var. - nerden geldiği belli değil

    Serkan: evet

    ÖZEL BÜRO: ben hesabı da biliyorum 

    Serkan: evet

    ÖZEL BÜRO: kara para bunlar hep yurt dışından getiriyorlar

    Serkan: doğrudur

    ÖZEL BÜRO: buraya emniyette dokunamıyor işte biraz dernekte kalırsak bunları çözeriz. - kendi hesaplarına alıyorlar yöneticiler paraları. - bitli Hüseyin bile 5 sene önce sigara dilenirken şimdi özel koruma ve şoförle geziyor. - bu paraların kaynağını bulduk mu sen o zaman parayı gör

    Serkan: nasıl yapıcaz abi

    ÖZEL BÜRO: gelince anlatırım

    HABERVAKTİM  

  • Çömez’in kapatma sohbetleri

    Tarih: 01 Eylül 2008 | Kategori: Önemli Diyaloglar, Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

    comez_.jpgÇömezin mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmesinde Anayasa Mahkemesi üyesi Bay X ve eşi Bayan X ile AK Parti’nin kapatma davasına yönelik birbirlerine bilgi aktardığı ortaya çıktı. 

    Bay X, mahkeme üyeleri ve davanın seyrine dair Çömez’e bilgi verirken, Çömez de parti içinde bölünmeler olacağı yönünde görüş aktarıyor. Ergenekon operasyonu kapsamında aranırken İngiltere’ye kaçtığı tespit edilen eski milletvekili Turhan Çömez’in mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemesinde, Anayasa Mahkemesi’nin bir üyesi ve eşiyle samimi sohbetleri kayda geçti. AK Parti hakkındaki kapatma davası Yüksek Mahkeme’de görüşüldüğü bir dönemde gerçekleşen telefon görüşmesinde, mahkeme üyesi Bay X’in, diğer mahkeme üyeleri hakkında, “Yok yani biliyorum da şey işte onlara tabi bir grup artık kanka yani anca beraber kanca beraber” dediği ortaya çıktı.

    Telefon görüşmesine katılan mahkeme üyesi X’in eşi Bayan X‘in ise Turhan Çömez’e, “Alo haberin olsun gitmeden şeyi kilitleyip gitmiş, savunmayı” diye ‘İçeriden’ bilgi verdiği tespit edildi. Bay ve Bayan X ile Turhan Çömez’in AK Parti hakkındaki kapatma davası, Anayasa Mahkemesi ve AK Parti içindeki kulisleri birbirlerine aktarıp, ortak değerlendirme yaptıkları ortaya çıktı.

    Anayasa Mahkemesi üyesi Bay X, Bayan X ve eski milletvekili Turhan Çömez’in Ankara Kavaklıdere Tenis Kulübü’ndeki buluşmaları, “Dinleme” iddialarının gölgesinde kalmıştı. Olayın patlak vermesinden birkaç saat sonra eski milletvekili Turhan Çömez’in CHP Genel Merkezi’ne giderek Deniz Baykal’ı ziyaret etmesi dikkat çekmişti. Öte yandan Bay X’in kapatma davasının açılmasından sonra Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ ile karargahta kameraların kapatıldığı ve makam katının boşaltıldığı bir görüşme yapmasıyla gündeme gelmişti.

    Ergenekon operasyonunu yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne baskın yapılmasına kadar büyüyen dinleme iddiaları nedeniyle, AK Parti hakkındaki kapatma davasının açıldığı bir sırada Bay X ile Çömez’in ne görüştükleri yeterince sorgulanmamıştı.

    Mahkeme içinden tüyo bayan-paksut.jpg

    Bayan X, kapatılma davasına ilişkin mahkemenin içinden tüyo veriyor:

    Bayan X: Alo haberin olsun gitmen şeyi kitleyip gitmiş savunmayı.

    Turan Çömez: Öyle mi?

    Bayan X: Evet, kimseye dağıtılmadı AKP savunması.

    Turan Çömez: Enteresan enteresan.

    Bayan X: Çok enteresan.

    BU HAFTA PATLAKLAR OLACAK

    Ankara Kavaklıdere Tenis Kulübü’nde Bay ve Bayan X ile Turhan Çömez’in buluştukları sırada gündeme gelen dinleme iddialarının patlak verdiği sırada orada bulunan gazetecilerden birisi de F. Ç.’ydi.

    Bayan X: M. G. şeyi çağırmış. Yarın F. Ç. ile görüşecekmiş. Sen hiç benden duymuş olma. Dün F. ile beraberdim. M. G. özellikle telefon açmış. F’ye Pazar günü buluşalım demiş. Yani parti parçalanmaya başladı.

    Turan Çömez: parçalanmaya başladı öyle görünüyor ne kadar toparlayabilir onun derdinde. Bayan X: Bu niye kilitleyip gitti. Ama bu hafta çok patlaklar olacak. Neyse buluşuruz. Turancığım tamam mı? Eşinden de özür dilerim. Sen bizi gece iki - üçte arayabilirsin yani.

    KULÜPTE BULUŞALIM

    Bir başka görüşmede ise Bayan X’le Çömez, Ergenekon’u değerlendirdikten sonra randevulaşıyorlar.

    Bayan X: Alo.

    Turhan Çömez: Merhaba Turhan ben.

    Bayan X: Ha Turhancığım günaydın nasılsın.

    Turhan Çömez: Ya ben seni benim yanımdaki telefondan aradım gizli numara diye kabul etmedin.  

    Bayan X: Ne yapıyorsun. Buna pislik atıyorlar Ergenekon’la ilgili ya.

    Turhan Çömez: Yani adamlar kendileri gibi davranıyorlar aşağılık herifler.

    Bayan X: Tamam kaçta geliyorsun kulübe gelebilirsin.

    Turhan Çömez: Kaçta istersen gelirim ben.

    Bayan X: Ya ben seni esasında bir anayasa mahkemesi üyesi var. Emekli Aysel hanım onunla da tanıştırmak isterim.

    Turhan Çömez: Memnuniyetle.

    Bay X: Onlar kanka

    Bay X ile eşi Bayan X ve eski milletvekili Turhan Çömez arasındaki görüşmenin Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kısmının çıktığı yurtdışı gezisiyle ilgili olduğu anlaşılıyor:

    Bayan X: Alo Turhan sen misin?

    Turhan Çömez: Benim ben.

    Bayan X: Kusura bakma şimdi gördüm mesajını da.

    Turhan Çömez: Kusura bakma bu saatte seni ben rahatsız ettim.

    Bayan X: Yok ya. Niye öyle dedin ne bakımdan ilginç.

    Turhan Çömez: Yani giden isimlere baktım da bana enteresan geldi.

    Bayan X: Ve bunların gitmemesi gereken insanlardı biliyor musun? Yani esasında normalde mahkemede sıra var. Sıra var ve o sırada biz vardık. Mesela biz gitmeyeceğimizi bildirdik.

    Turhan Çömez: Başka bağlantı şüpheleniyorum onun için…. Diye düşünüyorum. Konuşmanın bu bölümünde Bay X telefonu alıyor ve üstü kapalı olarak bazı üyelere ilişkin düşüncelerini aktarıyor:  

    Bayan X: Bir dakika.

    Bay X: İyi akşamlar rahatsız ettik kusura bakma Turhan.

    Turhan Çömez: Mesaj atayım istedim konuya küçük de olsa dikkat çekmek için.

    Bay X: Yok yani biliyorum da şey işte onlara tabi bir grup artık kanka yani anca beraber kanca beraber.

    Turhan Çömez: Evet.

    Bay X: Ama başka bir boyutu olabilir tabi bilemiyorum.

    Turhan Çömez: Benim az çok hissetiğim şeyler var. Bir ara uğrarım ben.

    Bay X: Oldu ben bütün hafta mahkemedeyim her zamanki yerimdeyim.

    Turhan Çömez: Gelsem de eve felan gelirim.

    Bay X: Fazla bir işimiz de yok aslında. Ha tabi eskiden olsa çok rahattı da şimdi kimliğinde belki şey olabilir. Bir şekilde haberleşiriz. Ben tekrar veriyorum Bayan X’i, iyi geceler.

    Turhan Çömez: Tamam abi sağol çok teşekkürler.

    Yeni parti beklentisi

    Kapatılma davası ile AK Parti’de bölünme beklentisine girdiği anlaşılan Turhan Çömez, “C. ağabey” diye söz ettiği kişi ile T Bey’in yeni parti kuracağından söz ediyor.

    Turhan Çömez: C. Ağabeylerden haberin oldu mu?

    Bayan X: Neden?

    Çömez: Onlar her halde kolları sıvamışlar. T. Bey falan yeni parti kuruyorlarmış.

     (Yeni Şafak) 

  • YAŞ’zedelerden büyük tepki

    Tarih: 01 Eylül 2008 | Kategori: İslam Düşmanları, Darbeler | Yazan: Hasan Ahmet

    resim32003_1.jpgVatana-millete yıllarca üstün hizmetlerde bulundukları halde sırf inançlarından ötürü ordudan atıldıklarını belirten YAŞ’zedeler, Eminağaoğlu’nun durumuna işaret ederek “YAŞ kararlarıyla atılmayı savunan komutanlar ve CHP’liler artık görmeli: Kim vatanı seviyor, kim zarar veriyor ortada işte” dediler. Askerlikten muaf tutulmasını sağlayan çürük raporunu hileli bir şekilde aldığı ileri sürülen Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ömer Faruk Eminağaoğlu’na tepkiler sürüyor. Vatana-millete yıllarca üstün hizmetlerde bulundukları halde sırf inançlarından ötürü ordudan atıldıklarını belirten YAŞ’zedeler, Eminağaoğlu’nun durumuna işaret ederek “YAŞ kararlarıyla atılmayı savunan komutanlar ve CHP’liler artık görmeli: Kim vatanı seviyor, kim zarar veriyor ortada işte” dediler.

     “ZORLA ASKERLİK YAPTIRILMALI”

    YAŞ kararıyla ordudan atılanların kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği’nin Kütahya Şube Başkanı emekli Kıdemli Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğlulları, şunları söyledi:

    “Atatürkçülüğü, laikliği ve rejimin kutsallarını kendiine maske yapıp devlete zarar vermek, maalesef bu ülkede meslek haline geldi. Bunlar vergilerini vermezler, askerlik yapmazlar, her türlü hırsızlık, yolsuzluk ve namussuzluğu yaparlar.

    Ergenekon çetesinin marifetlerini görüyoruz işte. YARSAV Başkanı gibi, Atatürkçü, laikçi ve çağdaş olduklarını iddia eden insanlar, sosyal marifetleri perde yapıp her türlü işleri yapıyorlar. Bugün birisi laikçi, Atatürkçü olduğu zaman üzerine gidilmiyor. Ama dindar olduğu zaman hiçbir suçu ve günahı olmasa bile vur abalıya mantığı hakim. YARSAV Başkanı’yla ilgili iddialar yenilir yutulur gibi değil, askerden kaçma ve sahtekarlık var. Hem sahtekarlığının, hem de askerlikten kaçmanın hesabını vermelidir.”

    “KİM VATANI SATIYOR GöRüN ARTIK”

    ASDER Ankara Şube Başkanı emekli Kurmay Binbaşı Kemal Şahin de, “YARSAV Başkanı’nın çürük raporu olayı kimin vatansever, kimin vatan haini olduğunu gösteriyor. üstün hizmet madalyası olan, bir tek polisiye vakası dahi bulunmayan insanlar, ordudan sorgusuz sualsiz atılırken, YARSAV’ın Başkanı beyefendiye bak. Bunu aslında YAŞ kararlarıyla atılmaları savunan komutanlara ve CHP’lilere sormak lazım. Komutanlara ve CHP’lilere buyurun diyorum: Kim vatanı seviyor, kim zarar veriyor görün artık” diye konuştu.

     “HEMEN MUAYENE OLMALI”

    Emekli Hakim Albay Ahmet Cengiz Tangören ise “Esas yapılması gereken, askerliğe elverişli olup olmadığı incelenerek, bir askeri hastaneye sevki ile yeniden muayene ettirilerek, geçmişte böyle bir rahatsızlıktan askerliğe elverişli olup olmadığı tespit edilmeli. Bu rapora istinaden, bu kadar ayyuka çıktıktan sonra muayene olmalıdır. Yeniden muayene ettirilerek askeriliğe elverişli olup olmadığı belirlenmeli. Hala hasta olduğunu iddia ediyor. Hastaneye sevk edilmesi lazım. Kimsenin yargı önünde farklılığı yoktur” dedi.  

    “SAVCILAR HAS çOCUK İÇİN HAREKETE GEÇMELİ”

    Emekli Yüzbaşı Abbas Akbulut da şöyle konuştu: “Bu ülkede bazıları memleketin has evladı, bizler üvey evladız. Kafasındaki şablona ters geldiği için sonradan koydukları kurallarla üvey evlatları kapı dışarı ettiler. Has evlatlar devletin imkanlarını devlete karşı kullansalar bile suçsuzdurlar. Ama biz hizmet ettiğimiz halde suçlu olduk. Has evlatlar sıkışınca Atatürkçülük ve laikliğe sarılarak kurtuluyorlar. Biz ise hizmetimize rağmen kovulduk. YARSAV Başkanı durumu aklamalı. Cumhuriyet savcıları has çocuk için harekete geçmeli.”

    ‘Eminağaoğlu, milletimizden özür dilemeli’

    Her hafta bir araya gelerek başörtüsüne özgürlük isteyen Ankara İnanç Platformu üyeleri eylemlerinde 136. haftayı geride bıraktılar. Eylemlerinde yasakçı uygulamaları ve yasakçıları kınayan platform üyeleri adına konuşan Vahdet Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Muhittin özdemir, “Bütün ülke insanları için; fikir, inanç ve ifade özgürlüğünün tanınması ve bütün insan hakları sözleşmelerinde yer alan ve Türkiye’nin de altında imzasının bulunduğu, temel, hak ve özgürlüklerin önü derhal açılmalıdır. Bunun tek yolu ise sivil anayasadır. önceliği; insanların özgürleşmesi, hak ve hukuklarının geliştirilmesi, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü kullanmak isteyenlerin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını hedefleyen bir anayasa istiyoruz” dedi.

    YARSAV Başkanı Eminağaoğlu’nun da protesto edildiği eylemde, özdemir şunları söyledi:

    “Ne esef verici bir olaydır ki, Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı tarafından, halkı Müslüman olan bir ülkede hükümetçe, ‘Gıda sektöründe helal gıda standardının getirilmeye çalışılması’ ve ‘Başörtüsü yasağını kaldırma girişimleri’ şeriat getirme gayreti olarak değerlendirilerek, İslamiyet Avrupalılara şikayet edilebilmektedir. Dolayısıyla halkımızdan, sahte ‘çürük raporları’ düzenleyerek, askerlik görevinden kaçanların özür dilemeleri gerekmektedir. Zaten, böylesi ahlaki olmayan bir davranış sergileyenlerden, ‘öteki’ne saygılı olmasını da beklemiyoruz.”

    HASAN TOSUN - ASLAN DEĞİRMENCİ / VAKİT 

  • Sonraki Sayfa »